Filistinde Olmak

İki dünyada ayrı ayrı yaşayan fakat vurulduğunda aynı kanı boşaltan bir misali toprağa düşmek.

Kan rengi uçurtmalar havalandırmak gökyüzüne.

Üzerine doğru gelen bir tank mermisine göğüs germek.

Beklide hayatı tadında yaşamak.

Soluksuzca bir maratona başlamaktır Filistinli olmak.

Üstün gelmektir.

Filistinli olmak Mücadelenin adıdır.

Zaferin çığlıklarını uzaktan duymaktır.

Karanlıklar ardından koşup gelen bir müjdedir Yasinlerin şahadeti.

Ölümün soluğunu ensesinde hissederek dünyaya gözlerini açar her bebek orada.

Bir sapandan fırlayan bir taşın özgürlüğe açılan kapıları yıkmasıdır.

Aksa’da kıyam sevdasıdır, Filistin de anne olmak acıya ortak olmaktır.

Emziremeden çocuğunun kanıyla sulamaktır kana susamış toprağı yeni Yasinler yetişsin diye.

Ölüme gülümsemektir şehadetin gölgesinde…

Şahid olmayan bütün dünyaya karşı şahid olmaktır tepkisizliğine insanlığın.

Filistin’de olmak yada Filistinli olmak, Ölmek ve yaşamak gibidir

Filistin’de olmak yada Filistinli olmak, Ölmek ve yaşamak gibidir

 
Not: Belli Nedenlerden Dolayı Yazıyı Alıntı Olarak Konulmuştur.Kusura Bakmayın insaAllah


Yorumlar (4)

 

  1. emeğine sağlık ALLAH razı olsun..
    selam ve dua ile…

  2. Ender TEKİN diyor ki:

    yüreğine sağlık soner abi allah razı olsun ki bu dergiyi kurdun vesile oluyorsun allah hizmetini daim etsin

  3. ESMA diyor ki:

    RAHMAN RAZI OLSUN KARDEŞIM .RABBIM BU DAVANDAN HEP SENI BAŞARILI KILSIN VESILE OLDUGUN ICIN RABBIM SENDEN BIN KAT RAZI OLSUN SENI DOĞR YOLDAN SASIRTMASIN…

    İnci Okumuş
    Adını ben koydum
    acı sahnesinde hayatın
    ey karanlıklar içinde yanan
    duvarların ardına saklanmış şehir
    aydınlıksın direncin ışığınca
    adın Gazze değil
    adın ki;
    damarlarımda kan rengi
    sürünüp giden
    sızılı nehir

    Sen ki
    evrenin ayakları dibinde
    mülteci acılarla kıvranan
    ümmetin öksüz ve yetim çocuğusun
    o zebun mermiler ki
    yaşlı gözlerimizin
    mümin bakışını değil
    vicdanlarımızın tozlu mahzeninde
    sessiz çığlıklarla bekleyen
    vefasızlığımızı vursun

    Adını ben koydum
    adın Gazze değil
    yüreklerin karaltısında boy veren
    nurlu şehir

    Selam dursun bahtına
    yiğit anaların dualarıyla yekinmiş
    zaferli sabahlar
    beyaz güvercin olsun
    konsun da zafer
    ağlayan gök, kanayan toprak aşkına
    sussun figanlar
    kuşatılırken sen
    acıların kuşatsın bizi
    duamız olsun içli ve yanık
    göz uçlarında kuruyan damlalar

    Adını ben koydum
    Gazze değil adın
    varlığıyla Hicaz
    yokluğuyla mecaz kokan diyar
    Gazze’m
    ne desem
    metruk saraylar gibi
    içinde sahipsizliğimiz çınlar
    kâh çığlıklaşır
    kâh ağlar
    bazen acı ninnilere benzer ağıtlar
    şu asrın kendini yiyen hormonlarında
    iri iri yutulan lokmalarca
    tüketilen şu zavallı şarkılar
    ölümcül kelimelerle sahipsiz
    öylece bakakalan
    can /sız/ılarını ne anlar?

    Adını ben koydum
    adın Gazze değil
    şiirimi kendi dehlizinde
    çaresiz yakan nâr

    Yok artık
    dal budak salan rüyalarım
    şu insanlık komedyası varken
    yok artık anlatacak
    bin bir gece masallarım
    ne söylesem
    ilhamı oluyor öksüz sesin
    bilmem ki daha ne söylesin
    insanlığımızın kelepçeli ruhuna
    mazlum nefesin?
    Adını ben koydum
    adın Gazze değil artık
    yeter ki durmasın nefesin

    ey Gazze’m
    sen ki;
    direncin kadar Hakk’lı
    direncimiz kadar haklı
    mümin gönüller bahçesinde
    kutlu yemine uzanmış
    kan kırmızı gül rengi açan
    zafere simgesin.

    TEŞEKKÜRLER

  4. melik diyor ki:

    şiir kimin gerçekten esma senin mi?

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.